Siyasetin “Er Meydanı”


Burak AKBALIK

instagram.com/burakeka

twitter.com/burakeka



Ercan Kesal’ın kaleme aldığı Nasipse Adayız kitabı, 2015 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Yazar, kitabı senaryo hâline getirip aynı isimle sinemaya aktarmış. Filmin prömiyeri bu yıl 49. Uluslararası Rotterdam Film Festivalinde gerçekleşti. Filmin vizyona gireceği tarihin belirsiz olmasına karşın bu yıl içinde çıkması bekleniyor.


Doktor Kemal Güner’in ilçe belediye başkanlığı seçiminde aday adaylığı maceralarını anlatan bu kitap, adından anlaşılacağı üzere okura toplumdaki birtakım aksaklıkları daha baştan sezdirmekte. İsmiyle müsemma olan kitap, aday adayı olmanın verdiği muğlaklığa kurgusunda da ağırlıklı olarak yer vermiş.


Muğlaklık durumu, aslında romanın birçok yerinde karşımıza çıkıyor. Kemal Güner’e yarım ağızla teklif edilen adaylık mesela… Bunun sonrasında yaşanan süreçte ise Kemal Güner’in ilçe yönetimini hastane yönetimine benzer bir şekilde siyasi arenada üstleneceği fikri okura muğlak bir şekilde sunuluyor.


Ülkemiz siyasetçileri, siyasetten sürekli “er meydanı” diye bahsederken, Ercan Kesal da bu tanımın ışığında, bizlere eril dilin ve yönetim kademelerinin bulunduğu siyasi bir çerçeve çiziyor. Takım elbiseleriyle sürekli bir yerlere koşturan erkekler, kendilerini dahi yönetmekten acizken ilçelerin, illerin ve ülkenin yönetim kademesine girmek için canla başla çalışıyorlar. Her yol mubahtır, diyerek rotalarını çiziyorlar. Kendilerini kimi zaman komik,