“İSKENDER’İ BEN ÖLDÜRMEDİM” ‘Ben iskender’i öldürmedim’


Turgut TOYGAR

www.instagram.com/turgut.toygar






Geçen onca zaman zarfında bir yandan ne yazacağımı düşünürken diğer yandan da ölümünün ya da Ahmet Ümit’in deyimiyle “uykuya yatmasının” üzerinden geçen bu kısacık zamanda, içselleştirilemeyecek bir boşlukta yankılanan sesinin tınısını düşünerek en doğru kelimelerle değil, hatıralarımda vücut bulan imgesinin yarattığı çağrışımlara tercüman olacak kelimelerin akışına bıraktım kendimi.

4n1k oluşturup hatıralara boğulmak istemiyorum. Bunlar elbette bir gün yazılır. Ortak bir coğrafyada, farklı mahallelerde, aynı izleklerle, kendi imgelerini oluşturma telaşını taşıyan çocuklardık. Bir gün yolumuz, bir nedenle kesişti. Kopukluklar olsa da onlarca yıl boyunca sürekli görüştük. İlk Meis’ten son gecesine kadar, aynı mikrofondan kendi dizelerimizle kucakladık birbirimizi. Şimdi diyeceksiniz ki, hiç mi kötü bir anın yok? Tuhaf, birçok arkadaştan dinlediğim onca şeye rağmen iskender’le (isminin ilk harfi bilinçli olarak küçük yazılmıştır. Vasiyetiydi!) hiç çatışmam olmadı. Onunla ilgili yaşadığım bütün kötü anılar, onun hayatındaki var olma hallerinde düştüğü sıkıntılara, uğradığı saldırı ve tacizlere dairdir.

Beşiktaş’tan, Köprüaltı’na, Hisar’dan, Beyoğlu’na kadar çakıştığımız (çakıştığımız, çatıştığımız değil) anlar ve mekanlar oldu. Kitabının olmadığı, kitaplarının küçük bir kütüphaneye dönüştüğü, yazılarının olmadığı, yazılarının toplandığında ciltlere sığmayacağı kırk yıla yaklaşan kendi şiir tarihinin de sürekli takipçilerindendim.